Tularemi, Francisella tularensis adı verilen son derece güçlü ve bulaşıcı bir bakterinin neden olduğu, hayvandan insana geçen (zoonotik) bir hastalıktır. Doğada kemirgenlerde, tavşanlarda ve kenelerde yaşayan bu bakteri; enfekte hayvana dokunmakla, mikroplu suların içilmesiyle veya bakterinin solunmasıyla insanlara bulaşır.
Türkiye’de özellikle Marmara, Batı Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerinde “içme sularına karışan kemirgen dışkıları” nedeniyle küçük çaplı salgınlar yapmasıyla tanınır. Teşhis edildiğinde modern tıbbın gücüyle kolayca tedavi edilebilir; ancak teşhiste gecikildiğinde aylar süren lenf bezi şişliklerine ve ciddi organ hasarlarına yol açabilir.
1. Tularemi Nedir? (Etiyoloji ve Patogenez)
Doktorlar İçin Teknik Analiz:
Francisella tularensis, Gram-negatif, zorunlu aerop, pleomorfik ve hücre içi (intrasellüler) yaşayan bir kokobasildir. Enfektivitesi o kadar yüksektir ki, sadece 10-50 adet bakteri solunum veya deri yoluyla vücuda girdiğinde hastalık oluşturmaya yeterlidir. Bakteri, konakçı makrofajları içinde hayatta kalma ve çoğalma yeteneğine sahiptir. Enfeksiyon yerinde granülomatöz bir yanıt oluşturur ve bölgesel lenf nodlarında kazeifiye nekroza yol açabilir; bu özelliğiyle klinik olarak tüberküloz (verem) ile sıkça karıştırılır.
Halk İçin Yalın Anlatım:
Tularemi, doğadaki vahşi hayvanların (özellikle tavşan, fare, sincap) bir hastalığıdır. Bu hayvanların idrarı veya dışkısıyla kirlenmiş bir su kaynağından su içmek, mikroplu sudan gelen sebzeleri yıkamadan yemek veya enfekte bir kene tarafından ısırılmak hastalığı başlatır. Mikrop vücuda girdiğinde genellikle en yakın lenf bezini şişirir ve geçmeyen, inatçı bir ateş yapar. Ülkemizde en çok “boğaz ağrısı ve boyun şişliği” ile karşımıza çıkar.
2. ICD-10 Sınıflandırması: Tulareminin Yüzleri
A21 kodu, bakterinin vücuda girdiği kapıya ve oluşturduğu klinik tabloya göre alt dallara ayrılır:
- A21.0 Ülseroglandüler Tularemi: En sık görülen formdur. Deride bir yara ve ona eşlik eden lenf bezi şişliği ile seyreder (Genellikle kene ısırığı sonrası).
- A21.1 Oküloglandüler Tularemi: Mikrobun göze kaçması sonucu oluşur. Gözde şiddetli iltihap ve kulak önü lenf bezi şişliği yapar.
- A21.2 Akciğer Tularemisi (Pnömonik): Bakterinin solunmasıyla oluşur. En ağır ve hayati risk taşıyan formdur.
- A21.3 Gastrointestinal Tularemi (Orofarenjeal): Türkiye’de en sık görülen türdür. Mikroplu su veya gıda tüketimiyle bulaşır; boğazda şiddetli iltihap ve boyun şişliği yapar.
- A21.7 Generalize Tularemi (Tifoidal): Belirli bir giriş odağı olmadan, doğrudan yüksek ateş ve ağır sistemik tablo ile seyreder.
- A21.8 Diğer Tularemi Formları: Daha nadir seyreden atipik durumlar.
- A21.9 Tularemi, Tanımlanmamış: Teşhis konulmuş ancak formu henüz detaylandırılmamış vakalar.
3. Bulaşma Yolları: “Dört Ana Kapı”
Tularemi bakterisi doğada çok dayanıklıdır; soğuk suda aylarca yaşayabilir. İnsanlara şu 4 yolla bulaşır:
- Enfekte Hayvanlarla Temas: Avlanan tavşanların yüzülmesi, ölü farelere dokunulması.
- Böcek Isırıkları: Özellikle keneler ve bazı sinek türleri bakteriyi insana taşır.
- Kontamine Su ve Gıda: Kırsal bölgelerde açık su kaynaklarının (pınarların) içilmesi veya bu suyla yıkanan meyvelerin yenmesi.
- Hava Yolu (İnhalasyon): Bakteri içeren tozların veya samanların solunması (Özellikle çiftçilerde görülür).
4. Belirtiler: “Geçmeyen Ateş ve Şişlik”
Tularemi belirtileri genellikle mikrobu aldıktan 3-5 gün sonra başlar:
- Ani Başlayan Ateş: Titreme, baş ağrısı ve şiddetli kas ağrılarıyla gelen yüksek ateş.
- Boğaz Ağrısı ve Yutma Güçlüğü: (Orofarenjeal formda) Bademcikler üzerinde beyaz bir tabaka oluşabilir.
- İnatçı Lenf Bezi Şişlikleri: Boyun, kasık veya koltuk altında ceviz büyüklüğünde, bazen kendiliğinden patlayıp akan (drenaj) ağrılı şişlikler.
- Deri Yaraları: Kene ısırığı yerinde iyileşmeyen, ortası çukur bir yara (ülser).
- Gözde Kızarıklık ve Akıntı: Göze mikrop bulaştığında gelişen tek taraflı iltihap.
5. Tanı Süreci: “Laboratuvar Alarmı!”
Tularemi tanısı koyarken doktorlar özel bir uyarı yapar. Çünkü bu bakteri laboratuvar çalışanlarına havadan çok kolay bulaşabilir!
- Seroloji (Agglütinasyon Testi): Türkiye’de en yaygın tanı yöntemidir. Kanda bakteriye karşı oluşan antikorlara bakılır. (Genellikle hastalığın 2. haftasından sonra pozitifleşir).
- PCR: Bakterinin DNA’sını saptayan hızlı ve güvenilir test.
- Kültür: Bakteriyi üretmek çok zordur ve özel besiyerleri gerektirir. (Laboratuvar bu konuda mutlaka uyarılmalıdır).
6. Tedavi: “Doğru Antibiyotik Şart”
Tularemi, sıradan penisilin veya sefalosporin grubu antibiyotiklere dirençlidir. Yani yanlış ilaç kullanılırsa şişlikler asla inmez.
- Özel Antibiyotikler: Tedavide genellikle Streptomisin veya Gentamisin (iğne formu) ya da ağızdan Doksisiklin veya Siprofloksasin kullanılır.
- Süre: Tedavi genellikle 10-14 gün, bazen 21 güne kadar uzatılır.
- Cerrahi Müdahale: Eğer lenf bezleri ilaç tedavisine rağmen apseleşip yumuşarsa, doktor tarafından kontrollü bir şekilde boşaltılması gerekebilir.
❓ Sıkça Sorulan Sorular (Detaylı 12 Soru-Cevap)
| Soru | Yanıt |
| 1. Tularemi insandan insana bulaşır mı? | Hayır, tularemi hastasından sağlıklı birine doğrudan bulaşmaz. Bulaşma yolu daima hayvan, su veya böceklerdir. |
| 2. Neden “Avcı Hastalığı” deniliyor? | Özellikle tavşan avlayan ve bu hayvanları temizleyen kişilere hayvandan mikrop bulaştığı için bu isim verilmiştir. |
| 3. Çeşme suyundan tularemi geçer mi? | Şehir şebekeleri klorlandığı için risk düşüktür; ancak klorlanmamış pınar ve kuyu suları büyük risk taşır. |
| 4. Penisilin içtim ama şişliğim geçmedi? | Tularemi bakterisi penisiline dirençlidir. Özel bir antibiyotik grubuna (aminoglikozid veya kinolon) ihtiyacınız vardır. |
| 5. Lenf bezim patladı, ne yapmalıyım? | Akıntılı sıvı yoğun mikrop içerir. Yarayı steril gazlı bezle kapatıp derhal bir enfeksiyon hastalıkları uzmanına başvurmalısınız. |
| 6. Tularemi ölümcül müdür? | Akciğer formu (pnömonik) tedavi edilmezse ciddidir; ancak diğer formlarda ölüm riski çok düşüktür. |
| 7. Tedavi sonrası şişlikler ne zaman iner? | İlaç tedavisiyle mikrop ölür ama şişliklerin tamamen kaybolması bazen aylar sürebilir. |
| 8. Evcil hayvanımdan geçer mi? | Dışarı çıkan kedi veya köpekler ağızlarında enfekte kemirgenleri taşırsa sahiplerine bulaştırabilir. |
| 9. Tularemi aşısı var mı? | Geçmişte kullanılmış bazı aşılar olsa da, günümüzde genel halk için rutin bir tularemi aşısı yoktur. |
| 10. Kene ısırdı, tularemi olur muyum? | Her kene tularemi taşımaz ancak ısırma sonrası yüksek ateş ve şişlik olursa mutlaka test yapılmalıdır. |
| 11. Sebze meyveden geçer mi? | Evet, mikroplu suyla yıkanan veya tarlada fare dışkısıyla temas eden sebzeler iyi yıkanmazsa bulaşabilir. |
| 12. Bu kod (A21) raporumda neyi açıklar? | Vücudunuzda Francisella tularensis bakterisine bağlı bir enfeksiyon saptandığını ifade eder. |
⚠️ Önemli Tıbbi Uyarı
hastalikhastasi.com üzerinde yer alan tüm içerikler yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bu bilgiler, bir tıp doktorunun profesyonel görüşü veya tedavisi yerine geçmez. Sağlık durumunuzla ilgili her türlü sorunuzda mutlaka uzman bir hekime danışınız. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen uygulamalardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Acil durumlarda lütfen 112 Acil Servis ile iletişime geçiniz.