A20.1 Sellülokutanöz Veba: Derideki Sinsi İmza

Sellülokutanöz veba, Yersinia pestis bakterisinin deri yoluyla bulaştığı noktada oluşturduğu yerel enfeksiyonu ifade eder. Genellikle bubonik vebaya (A20.0) eşlik etse de, bazen lenf bezleri şişmeden önce sadece deri üzerindeki karakteristik yaralarla (ülserler veya karbonküller) kendini gösterir. Tarihte bu yaralar, mikrobun vücuda giriş biletini kestiği “ilk cephe” olarak kabul edilir.

Eğer bir hasta raporunda A20.1 kodu yer alıyorsa, bu durum enfeksiyonun deride başladığı noktada ciddi bir doku hasarı, yara veya iltihaplı bir kitle oluşturduğunu gösterir.


1. A20.1 Nedir? (Tıbbi ve Patolojik Tanım)

Doktorlar İçin Teknik Bakış:

Sellülokutanöz veba, bakterinin inokülasyon (giriş) noktasında lokalize bir inflamatuar yanıt oluşturmasıdır. Yersinia pestis, deri altına girdiğinde burada hızla çoğalır ve “veba karbonkülü” adı verilen lezyonu oluşturur. Bu lezyon, merkezinde nekroz (doku ölümü) barındıran, etrafı ödemli ve eritemli (kızarık) bir yapıdır. Genellikle hemorajik (kanamalı) bir karakter taşır. Bu form, bakterinin lenfatiklere yayılmadan önceki yerel direnişini temsil eder ancak sıklıkla hızlıca sistemik dolaşıma katılma potansiyeli taşır.

Halk İçin Yalın Anlatım:

Veba mikrobu genellikle bir pirenin ısırmasıyla veya hastalıklı bir hayvana (fare, tavşan vb.) çıplak elle dokunulmasıyla bulaşır. Mikrobun deriye girdiği o tam noktada bazen iyileşmeyen, etrafı şiş ve ortası zamanla kararan bir yara oluşur. İşte bu yaraya A20.1 Sellülokutanöz Veba denir. Bu yaralar sıradan bir çıban veya böcek ısırığı gibi başlar ancak kısa sürede çok daha korkutucu bir hal alır.


2. Belirtiler ve Deri Lezyonunun Evreleri

A20.1 tablosunda deri belirtileri bir süreç izler. Bu süreci tanımak, erken teşhis için hayati önem taşır:

  1. Papül Evresi: Mikrop girdikten 2-3 gün sonra ısırık yerinde kaşıntılı, kırmızı bir kabarcık oluşur.
  2. Vezikül ve Püstül Evresi: Kabarcığın içi sıvı veya irinle dolar. Bu aşamada hasta genellikle titreme ve yüksek ateş yaşamaya başlar.
  3. Ülserleşme ve Karbonkül: Yarının ortası çöker ve siyah, kuru bir kabuk (eskar) oluşur. Yarının etrafı ise son derece sert, parlak ve kırmızı bir şişlikle (selülit) çevrilidir.
  4. Ağrı: Yarının olduğu bölge, sıradan bir enfeksiyona göre çok daha ağrılı ve hassastır.

Eşlik Eden Sistemik Belirtiler:

  • 40 dereceye ulaşan ani ateş.
  • Aşırı halsizlik ve kas ağrıları.
  • Yaranın bulunduğu bölgeye en yakın lenf bezlerinde (kasık veya koltuk altı) şişme (bubon oluşumu başlangıcı).

3. Ayırıcı Tanı (Doktorlar İçin Kritik Notlar)

Sellülokutanöz veba, deride “eskar” (siyah kabuk) yapan diğer hastalıklarla çok sık karıştırılır. Ayırıcı tanıda şu hastalıklar mutlaka elenmelidir:

  • Şarbon (Anthrax – A22): Şarbon yarası genellikle ağrısızdır ve etrafındaki ödem çok daha geniştir (Veba yarası ise aşırı ağrılıdır).
  • Tularemi (A21): Vebaya en çok benzeyen hastalıktır. Genellikle bir ülser ve lenf şişliği ile gider ancak toksik tablo veba kadar hızlı ilerlemez.
  • Riketsiyoz (Lyme veya Lekeli Humma): Isırık yerindeki “tache noire” (siyah leke) vebaya benzer ancak döküntü karakteri farklıdır.
  • Ektima Gangrenozum: Genellikle bağışıklığı çok düşük hastalarda görülen bir bakteri enfeksiyonudur.

4. Tanı Yöntemleri: “Deri Örneğinden Mikroskop Altına”

A20.1 teşhisinde en önemli materyal, deri üzerindeki yaradan alınan sıvıdır:

  1. Lezyon Sürüntüsü ve Aspirasyonu: Yarının kenarlarından veya varsa içindeki sıvıdan örnek alınır.
  2. Waysen/Gram Boyama: Mikroskopta bakterinin “çengelli iğne” (bipolar) görüntüsü aranır.
  3. Deri Biyopsisi: Nadiren gerekse de, doku içindeki bakterileri ve nekrozun tipini görmek için yapılabilir.
  4. Kültür ve PCR: Bakterinin DNA’sını saptamak için en güvenilir yoldur.

5. Tedavi: “Hızlı Müdahale Hayat Kurtarır”

A20.1, yerel bir deri sorunu gibi görünse de aslında tüm vücudu tehdit eden bir durumdur.

  • Antibiyotik Tedavisi: Diğer veba türlerinde olduğu gibi Gentamisin, Streptomisin veya Doksisiklin damar yoluyla başlanır.
  • Yara Bakımı: Yaraya cerrahi müdahale (kesip boşaltma) genellikle önerilmez; çünkü bu, mikrobun kana daha hızlı karışmasına neden olabilir. Yaranın temiz tutulması ve antibiyotik tedavisi yeterlidir.
  • Takip: Hastanın akciğer tutulumu (A20.2) geliştirip geliştirmediği her saat kontrol edilir.

❓ Sıkça Sorulan Sorular (Detaylı 12 Soru-Yanıt)

SoruYanıt
1. Derideki her siyah kabuk veba mıdır?Hayır; şarbon, tularemi veya bazı böcek ısırıkları da siyah kabuk yapabilir. Ancak yüksek ateş eşlik ediyorsa veba ihtimali ciddiye alınmalıdır.
2. Yara dokunmakla başkasına geçer mi?Yaradan gelen akıntıya doğrudan temas etmek risklidir. Mutlaka eldiven kullanılmalı ve hijyen kurallarına uyulmalıdır.
3. Bu yara kalıcı iz bırakır mı?Evet, doku ölümü (nekroz) olduğu için iyileşirken deri üzerinde bir çöküntü veya yara izi kalabilir.
4. Pire ısırığı ne kadar sürede yaraya dönüşür?Genellikle pire ısırdıktan 2 ila 5 gün sonra ilk belirtiler ortaya çıkar.
5. Kedimden deri vebası kapabilir miyim?Evet, kedilerin pençelerindeki veya ağızlarındaki mikrop, bir tırmalama veya ısırma ile deriden bulaşabilir.
6. Tedavi edilmezse ne olur?Deride başlayan enfeksiyon hızlıca kana karışarak (sepsis) ölüme yol açabilir.
7. “Kara Ölüm” lekesi bu yara mıdır?Hayır, “Kara Ölüm” daha çok parmak uçlarındaki yaygın kanama ve morlukları ifade eder; bu ise giriş yarasıdır.
8. Antibiyotik yarayı hemen kurutur mu?Antibiyotik mikrobu öldürür ancak derideki yarının tamamen kapanması birkaç hafta sürebilir.
9. Kendi kendime pansuman yapabilir miyim?Hayır, veba şüphesi olan bir yara profesyonel tıbbi bakım ve izolasyon gerektirir.
10. Kasık şişliğim yoksa veba değil miyim?Hayır, A20.1 formunda bazen lenf şişliği belirginleşmeden sadece deri yarası görülebilir.
11. İşime ne zaman dönebilirim?Tedaviniz tamamlandıktan ve yaranız tamamen iyileşip bulaş riski kalmadığı doktor tarafından onaylandığında dönebilirsiniz.
12. A20.1 kodu raporumda neyi açıklar?Veba mikrobunun vücuda girdiği noktada ciddi bir deri enfeksiyonu ve yara oluşturduğunu ifade eder.

⚠️ Önemli Tıbbi Uyarı

hastalikhastasi.com üzerinde yer alan tüm içerikler yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bu bilgiler, bir tıp doktorunun profesyonel görüşü veya tedavisi yerine geçmez. Sağlık durumunuzla ilgili her türlü sorunuzda mutlaka uzman bir hekime danışınız. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen uygulamalardan sitemiz sorumlu tutulamaz. Acil durumlarda lütfen 112 Acil Servis ile iletişime geçiniz.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top